logo

Akıncının Kıbrıs’ı

Akıncının Kıbrıs’ı

Kıbrıs geçmişte olduğu gibi bugün de stratejik öneminden hiçbir şey kaybetmemiştir. İskenderun körfezi petrol boru hatlarıyla taşınacak petrollerle petrol terminali durumuna gelebilecek Anadolu’nun güney sahilleri, Suriye, Lübnan, Filistin, Mısır, ve Süveyş kanalı dâhil Ortadoğu ve on asya’yı kontrol edebilecek hava deniz imkan ve kabiliyetlerine sahiptir. Bunu yanı sıra ada elektronik dinleme, istihbarat ve kara hareketleri için bir yığınak ve üst bölgesi durumundadır. Adada konuşlanacak uçak, güdümlü füze ve uzun menzilli balistik füzelerle Ortadoğu, Basra körfezi, Kızıldeniz, Kuzey Doğu Afrika, Doğu Akdeniz, Ege Denizi ve Anadolu’nun tamamı Kıbrıs’ın etki alanı içine girmektedir. Kıbrıs adasının fiziği ve jeo-stratejik durumu bu iken. Kıbrıs Türk halkının onurunu kırılması ile devam eden müzakere süreci ada da devam ederken diğer yandan adadaki günümüz TMT si durumuna geçmiş Ülkü Ocakları, mensubu üniversite öğrencilerine saldırılar ve Kıbrıs Türk halkına karalama çabaları devam etmektedir.

Kuzey Kıbrıs’ta müzakere süreci Türk kesimi adına son derece belirsin devam etmekte. CB seçimi sürecinde dahi Kıbrıs sorununa kesin bir duruş sergilenememesi, müzakere masanındı da devam etmektedir. CB seçimin hemen artından kurucu anayasa çiğnemmiş. Şanlı Türk direnişi unutulmuştur. Ne tezatlık ki KKTC kurulduğu ilk kurucu mecliste milletvekili olan Akıncı, bugün Cumhurbaşkanı ve o dönemde alınan kararlarda imzası onayı olan bir isim olarak akıncı kendisi ile çelişmektedir. Kırmızı çizgilerim yok deyip anlaşma sağlanamazsa KKTC olarak devem edilir müzakere devamında üniter Kıbrıs Cumhuriyetini arzuladıklarını ve Rum kesimindeki seçimleri sonrası federal bir Kıbrıs kurulacağını söylemişti. Kendi bürokratik yetersizliğin yanı sıra müzakere heyetinin donanımsız eski ile bağılı kurmayan ne olursa olsun birleşmeyi sağlayacağız düşüncesi. Bir işin başarılması için tespit edilen doğrulardan ayrılmamak şarttır. Bir devlet tebliğindeki bilgi ve teşhisi bir diğer tamamlamaz da koordine ve bilgi eksikliğinden dolayı çelişkiler zuhur ederse bu geniş kitlelerde, şüphe, endişe ve tereddütler sebep olur. Kendi insanını yetiştirememiş ve yetişmiş elemanlarını değerlendirmeyen milletlerin geleceğe ümitle bakabilmesi mümkün değildir. Bugün Kıbrıs konusunda yaşananlar Girit’in elimizden çıkarak Yunanistan’ın eline geçmesini sağlayan senaryonun tıpa tıp aynısıdır. Unutulmamalıdır ki Girit’te masa başında “Batılaşma” sevdası yüzünden, Girit’teki Türk varlığı yok edilmiştir.

Lefke olayları; tırmanan terör ve terörizm adamızda da baş göstermiştir. Son yıllarda adada Üniversitelerde yükseköğrenim alma bahanesiyle gelen adanın sözde gençlik yapılanmaları sorumluların, daha çok öğrenci tercih etmesini sağlayacağız söylemleri ve sadece maddi çıkar olarak bakan üniversite yönetimlerini ikna edilmeleri hiçte zor olmamıştır. Bu yetmez gibi kuzay ırak bölgesinde temsilciliklerin açılması da adadaki terörizm organize edenlerin işlerini kolaylaştırmıştır. Lefke’de gerçekleşmiş ve PKK yandaşlarının bölgedeki Türkiye ve KKTC bayraklarına saldırılarda bulunması, bayraklı evlerin taşlanması ev sahiplerinin darp edilmesi olaylara müdahale etmek isteyen polis aracı zarar verilmesi, polis memurların tartaklaması şeklinde zuhur eden olaylarda. Ülkücü gençler polis memurlarını bölücü terör örgütü yandaşlarının saldırından korumuştur. Olayların daha fazla büyümesini önleyende Ülkücü Türk Gençlerine olmuştur. Olayın artından emniyet güçlerinin ve lefke halkının can ve mallarına saldıran ülkücüler olarak gazete ve haberlerde yayınlanması olayın soruşturmadan bölgeden haberler almadan yapıldığının açık bir göstertesidir. Bölge halkıyla ve harp edilen polis memurlarıyla konuşulmadan tekrar adada siyasi linç gerçekleştirmek istenmiştir. eğer PKK iş birlikçileri ile bağları yoksa! Ülkü ocakları binaları ve mensubu gençlere yaptıkları saldırılar artmıştır. Bu saldırılar olurken polis neden müdahale etmemiş yâda edindirilmemmişse kimin parmağı vardır.

 

KKTC de üniversitelerde terörü ve terörizm genişlerken Akıncı ne yapıyor “birleşme”. Üniversitelerde kavgalar oluyor binalar saldırılıyor her hangi bir açıklama ya da tahkikat var mı? Her zaman söylediği adadaki barış ve huzur sürsün isterim demesi bir işe yaramaz terörizme karşı önlem almadıktan sonra. Terör örgütünü kontroldeki olan derneklerle piknik yapmak adadaki huzuru sağlayacak?. Lefke olayları sonrası telefonla PKK’nın siyasi uzantısı milletvekilleriyle neyi konuştu neyin garantisini verdi? Kendi halkına, kendi bayrağı ve polisine saldırı uğradıktan sonra neden milli tavır sergilemedin yoksa Akıncı Kıbrıs Türk halkanın Cumhurbaşkanı değil mi. Kendi halkını korumak bit yana açıklama yapmaktan aciz şahıs birleşme sonrası nasıl koruyacak Kıbrıs Türk toplumun hakkınız nasıl korumayı düşünüyor. Milli çizgim yok kendi güvenliğinizi sağlayınız mı diyecek. Ülkü Ocaklarına yapılan saldırılarda hiçbir talimat verildi mi Sayın Akıncı. Adayı peşkeş yerine addaki sorunları ve huzursuzluğu giderin. Son 2 ayda Rum kesimine geçen vatandaşlarımız 5 defa saldırıya uğradı Neden yapılan hiçbir saldırıda hiçbir soruşturma yapılmamaktadır.

Cumhuriyet meclisinde “Ülkü Ocakları kapatılma” adadaki huzur bozuyor diyenler. Her fırsatta PKK’nın siyasi uzantısı olanlarla görüşmesi ve karşılıklı ziyaret etmeleri bunlar yetmez gibi adadaki gazete ve habercilerin ziyaretleri ve samimiyetleri göz arta edilmelidir. Bu güne kadar Kıbrıs Türk halkıyla en ufak bir olay dahi olmamış, olması da mümkün olmayan Ülkü Ocaklarını ve Türk milliyetçilerini, her fırsatta mecliste ve açıklılarında Kıbrıs halkı ve güvenlik güçleri rahatsız şeklinde anlatılması neye ve kime hizmet etmektedir. KKTC Ülkü Ocakları sadece Türkiye’den gelen öğrencilerin bulunduğu bir kurum değildir. Bir çok bölge Ocak başkanlarımız, ada genel merkez yöneticilerimiz, üniversite teşkilatlarımızın, liseli hatta esnafın yani ülkenin tüm sınıflarının içinde bulunduğu ada halkı ile iç içe geçmiş bir yapıyı da eleştiriyorlar ayrıştırıcı değil bütünleştirici olan Ülkü Ocaklarının ayrılması Kıbrıs Türk halkının milli mücadelesini ve geçmişini silmek istemekte den başka bir amaç değildir.

 

Son olarak ilk toplum liderimiz Dr. Fazıl Küçük’ün sözünde dediği gibi “Kıbrıs Türkü Türkiyesiz var olmaz”. Türkiye’nin her alanda terör ve terörizmle yıllardır mücadele etti bir durumda, terör örgütünün dağ kadrolarına kucak açan ve onları Kıbrıs Türk halkı gözünde meşrulaştırmak ve Ülküleri gerginlik yaradan, huzur bozan, hatta alçakça “ülkücü terörü” olarak tavır sergileyenler, bilmelidirler ki ateş oynuyor, kurucu devlete hainlik ediyor, halkın yetkisi sebebiyle milletvekili olup kendi milletinin öz tarihine geçmişine ihanet etmektedirler.

 

Kadir Celep

30.06.2016 Perşembe 

Etiketler: » »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

Yandex.Metrica