logo

“LGBT’Yİ MEŞRULAŞTIRMA ÇABALARI VE BUNA KARŞI İZLENEBİLECEK POLİTİKA SEÇENEKLERİ” KONULU ÇALIŞTAYIMIZ GERÇEKLEŞTİ

LGBT (350 x 231)Merkezimizce düzenlenen okuyucularımıza açık etkinliklerin 21.si, ulusal ve uluslararası düzeyde LGBT’yi meşrulaştırma çabaları, yazılı ve görsel medyanın bir bölümüde LGBT’nin olumlanması ve gündemde tutularak normalleştirilmeye çalışılması ve neticesinde toplumun temel yapı taşı aile kurumunun zedelenmesi ile tüm bu meşrulaştırma ve yaygınlaştırma girişimlerine karşı izlenebilecek politika seçeneklerinin analiz edildiği bir çalıştay şeklinde gerçekleşti.

SASAM Sosyal Politikalar Masasının düzenlediği çalıştayda, şu tespitler yapıldı;

  • LGBT (Lezbiyen, gey, biseksüel ve transseksüel) kavramıyla ifade edilen eşcinsellik; “insan doğasına ve hayatın olağan akışına aykırı, biyolojik ve/veya psikolojik rahatsızlıklardan kaynaklanan ve tedavisi mümkün olan sapkın bir cinsel yönelimdir”.
  • Toplum ve hukuk/devlet nezdinde kabul ettirilmeye çalışılan LGBT şeklinde bir kimlik; ne alt, ne üst ve ne de normal kimlik olarak kabul edilemez.
  • Bu tarz cinsel sapkınlıklar, şu toplumsal zararları beraberinde getirir;Eşcinselliği tercih etmek bir insan hakkı değildir: Uluslararası ve ulusal kampanyalarla “cinsel tercih hakkı” şeklinde, insan haklarına ilişkin uluslararası metinlerde yer almayan bir hak uydurulmaya çalışılmaktadır. Ancak sapkın ve toplum için zararlı bir cinsel yönelimi tercih hakkı şeklinde bir hak olamaz.
    • Toplumun hatta insan neslinin sağlıklı bir şekilde devam etmesini engellemekte,
    • Başta AIDS olmak üzere, cinsel yolla bulaşan hastalıkları artırmakta (Resmi kayıtlara göre AİDS hastalığına neden olan HIV virüsü taşıyanların sayısı 8 bine ulaştı. Kayıt dışı hastaların ise 10 kat fazla olabileceği ifade edilmektedir–Haber için tıklayınız),
    • Toplumun temel yapı taşı olan aile kurumunu yıpratmakta, yozlaştırmakta ve toplum yapısın bozmakta,
    • Fiziki ve ruhsal açıdan sağlıklı bireylerin ve nesillerin yetişmesini engellemektedir.
  • “LGBT’li hakkı” şeklinde bir hak kategorisi olamaz: Yukarıda zikredilen toplumsal zararları dikkate alındığında, “LGBT’li hakkı” diye bir hak kategorisinin olduğunu savunmak, başka bir cinsel sapkınlık türü olan pedofili hastalarının veya uyuşturucu bağımlılarının hakları şeklinde bir hak kategorisi olduğunu varsaymak gibi anlamsız bir iddiadır. Sapkın cinsel yönelimleri olanların temel insan hak ve hürriyetleri vardır ve korunmalıdır. Hatta bu kişiler, tedavi/rehabilite edilmeleri ve topluma entegre edilmeleri için pozitif ayrımcılığa tabi tutulmalıdırlar. Ancak kimsenin sapkınlığı yayma ve normalleştirme hakkı yoktur. Hak ve ödev kavramları, birbirinden ayrı düşünülemez. Hak talep eden bu sapkın kişiler, toplumu rahatsız ve rencide edici ve hatta kışkırtıcı tutum ve davranışlardan kaçınmakla ve tedavi olmakla yükümlüdürler. Bu yükümlülüğünü yerine getiren LGBT bireylerinin tedavi ve rehabilite olmaları ve topluma entegre olmaları için gerekli tedbirleri almak, sosyal devletin gereğidir.

ULUSLARASI KAMPANYA

  • Eşcinsellik, ulusal ve uluslararası kampanyalarla gerek toplum ve gerekse hukuk/devlet nezdinde kabul edilen(tanınan) bir kimlik haline getirilmeye çalışılmaktadır.
  • Eşcinselliğin toplumlar nezdinde normalleşmesi ve yaygınlaşması için lobi yapan güçlerin oldukça organize ve finansal olarak güçlü oldukları görülmektedir.
  • ABD’de yapılan sağlık anketi sonuçlarına göre; ABD halkı içerisinde kendilerini LGBT bireyleri olarak tanımlayanların oranları %2,3 iken (Haber için tıklayınız), LGBT haklarını savunan lobiler, ABD siyasetinde güçlü bir konumu olan Kiliseyi yenmiş ve son olarak 26 Haziran 2015 tarihinde ABD Anayasa Mahkemesinin Obergefell v. Hodges davasında  4’e karşı 5 oy ile aldığı bir kararla tüm ABD çapında eşcinsel evlilikler serbest hale gelmiştir (Detaylı bilgi için tıklayınız).
  • Sonucunda tüm ABD genelinde eşcinsel evliliğin yasal hale geldiği Obergefell v. Hodges davasında, aralarında Wal-Mart ve JPMorgan Chase gibi firmaların yer aldığı 379 büyük ABD firmasının eşcinsel evliliği savunan avukatlara destek verdiği bilinmektedir (Haber için tıklayınız).
  • Üç semavi din de eşcinsel ilişkiyi sapkınlık olarak tanımlamaktadır ancak Ortadoks Yahudilik dışındaki Yahudi mezheplerinin (Yeniden yapılanmacı ve Reformist Yahudilik ile Muhafazakar Yahudilik içinde bazı kesimlerin), eşcinsel evliliği onayladığı ifade edilmektedir (Detaylı bilgi için tıklayınız)  .
  • ABD Anayasa Mahkemesinde görev yapan 9 hâkimden 3’ü Yahudi kökenlidir ve 3’ü de Obergefell v. Hodges davasında eşcinsel evliliğin serbest kalmasından yana oy kullanmıştır.

Eşcinselliği yaygınlaştırmak ve normalleştirmek için yapılan uluslararası çalışmalarının arka planında;

  • Toplumsal yapıları bozarak toplumları daha rahat yönlendirme isteği (Ahlaki yapıyı çökertmek, halkı depolitize hale getirmek (halkın siyasete ilgisini ve demokratik siyasi katılımını azaltmak) ve daha kolay yönetilebilir hale getirme isteği),
  • Tüketim üzerine kurulmuş uluslararası ekonomik düzenin çarklarının; tüketme eğilimi fazla, üretme ve tasarruf etme eğilimi az olan bu sapkın kişiliklerin artmasıyla daha iyi döneceği düşüncesi (bir aile sorumluluğu taşımadıkları için bu bireylerin üretme ve tasarruf eğilimlerinin sağlıklı bireylere göre daha az olacağı düşüncesi),
  • Sayıları artması durumunda LGBT bireylerinin haklarını bahane ederek ülkelerin içişlerine müdahale imkanı sunması,
  • Toplum içinde farklı uçlarda radikalleşmeyi teşvik etme, toplumları ayrıştırma ve birbirine düşürerek kolay yönetilebilir hale getirme arayışları

olabilir.

TÜRKİYE’DE LGBT’Yİ YAYGINLAŞTIRMA ÇABALARI

  • LGBT’yi normalleştirmek ve yaygınlaştırmak için uluslararası düzeyde gerçekleştirilen lobi faaliyetlerinin, son dönemde Türkiye’de de yoğun bir biçimde uygulandığı görülmektedir.
  • ABD Başkonsolosu, eşcinsel bir evlilik gerçekleştirmiş (Ramadan isimli bir Türkle evlenmiş) ve bu evlilik hiç gizlenilme gereği hissedilmeden medyaya haber olarak servis edilmiştir (Haber için tıklayınız).
  • İngiltere Başkonsolosu Leigh Turner, LGBT derneklerinin düzenlediği Onur(suzluk) Yürüyüşüne destek yazısı kaleme almış ve bu yazı, medyaya servis edilmiştir (Haber için tıklayınız).
  • Fransa’nın Başkonsolosu Muriel Domenach, Onur(suzluk) Yürüyüşü için çağrıda bulunmuş ve “Gaz atmayın, gurur duyun” buyurmuştur! Ayrıca 13’üncü düzenlenen bu yürüyüşe;
  • Fransa Başkonsolosu Domenach, İngiltere Başkonsolosu Leigh Turner ve eşcinsel ABD Başkonsolosu Charles F. Hunter ile eşi Ramadan Çaysever de katılmıştır (Haber için tıklayınız).
  • ABD, İngiltere ve Fransa’nın Türkiye’deki mezkur temsilcilerinin bu sapkınlığı Türkiye’de de normalleştirmek ve meşrulaştırmak için pek bir hevesli oldukları anlaşılmaktadır.

lgbt abd buyukelciligi

  • Türkiye’deki LGBT derneklerine, uluslararası fonlardan büyük miktarlarda fon sağlandığı iddia edilmektedir. Sadece bir derneğe, 2013 yılında AB fonlarından 11 milyon TL fon sağlandığı, bir LGBT aktivisti tarafından iddia edilmektedir (Haber için tıklayınız).
  • LGBT’yi olumlayan ve savunan pek çok köşe yazısı ile LGBT’yi gündemde tutmaya yönelik (aslında birçoğu haber değeri bile taşımayan) pek çok haberin, bazı medya organları tarafından bu sapkınlığın gündemde kalacağı şekilde yayınlandığına şahit olunmaktadır.

lgbt haber

  • LGBT’nin meşrulaştırılması ve yaygınlaştırılması çabalarının arkasındaki bir unsurun da fuhuş rantı olduğu ve LGBT derneklerinin fuhuş mafyasıyla işbirliği yaparak eşcinselleri fuhuş mafyasının kullanmasına zemin hazırladıklarına dair iddialar bulunmaktadır (Haber için tıklayınız).
  • LGBT propagandası yapan lobi güçlerinin, cinsel yönden kafası karışık dindar gençlere din eğitimi adı altında eşcinselliği teşvik edici seminerler düzenledikleri ve sapkınlıklarını meşrulaştırmak için dini argümanlar geliştirdikleri iddia edilmektedir (Haber için tıklayınız). AK eşcinseller başlığıyla haberleşen (Haber için tıklayınız) eşcinsel topluluğun, bu iddiayı doğrular şekilde muhafazakar (!) bir yaşam sürdürdükleri takdirde, eşcinselliğin meşru/normal olduğuna ilişkin iddialarının, bu sapkınlığın normalleştirilmesi ve yaygınlaştırılması için farklı bir yöntem olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.

İZLENEBİLECEK POLİTİKALAR

  • Anayasanın “Devletin temel amaç ve görevleri”nin sayıldığı 5’inci maddesinde, devletin temel amaç ve görevleri arasında; “kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak” ile “insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak” yer almaktadır.
  • Benzer şekilde Anayasa’nın “Gençliğin korunması” başlıklı 58’inci maddesinde; “Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır” hükmü yer almaktadır.
  • Anayasanın mezkur hükümleri uyarınca, devletin halkı ve bilhassa gençleri bu sapkın cinsel yönelimlerden korumak, farklı biyolojik ve/veya psikolojik nedenlerle sapkın cinsel yönelimlere kapılmış bireylerin tedavisi ve rehabilitasyonu için tedbirler almak gibi yükümlülükleri bulunmaktadır.

Bu kapsamda ve yukarıdaki tespitler ışığında aşağıdaki politika önerileri geliştirilmiştir;

  • Öncelikle ilgili tüm kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının bu konudaki görmezden gelme politikalarını terk ederek, toplumsal duyarlık oluşturulması için faaliyet göstermesi gerekmektedir. Görmezden gelme politikaları ile sorun çözülmemekte, aksine gittikçe yaygınlaşmakta ve meşrulaştırılmaktadır.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ÇÖZÜM POLİTİKALARI ÖNERİMİZ İÇİN TIKLAYINIZ

Milli Eğitim Bakanlığı ÇÖZÜM POLİTİKALARI ÖNERİMİZ İÇİN TIKLAYINIZ

Diyanet İşleri Başkanlığı ÇÖZÜM POLİTİKALARI ÖNERİMİZ İÇİN TIKLAYINIZ

Sağlık Bakanlığı ile Gıda ve Tarım Bakanlığı ÇÖZÜM POLİTİKALARI ÖNERİMİZ İÇİN TIKLAYINIZ

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ÇÖZÜM POLİTİKALARI ÖNERİMİZ İÇİN TIKLAYINIZ

Bilgi Teknolojileri Kurumu (BTK ÇÖZÜM POLİTİKALARI ÖNERİMİZ İÇİN TIKLAYINIZ

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) ÇÖZÜM POLİTİKALARI ÖNERİMİZ İÇİN TIKLAYINIZ

DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

 

Etiketler: »
Share
#

SENDE YORUM YAZ