logo

TURANCI KOMUNİST GALİYEV 122 YAŞINDA

galiyev (375 x 496)

Sultan Galiyev Bolşevik Devrimine karşı ilk hareketin lideri ve sonradan Sultan Galiyevcilik olarak anılan doktrinin kurucusudur.Sovyet döneminde müslüman Troçki olarak anılan Galiyev , devrim tarihindeki inkar edilmez rolüne rağmen Sovyet liderleri tarafından tarih sayfalarından silinmiştir.Sultan Galiyev Müslüman bir Kazan Tatarıdır , ama aynı zamanda çok önemli bir Marksist teorisyen ve Bolşevik liderdir.Bakunin , Leninizm ve milliyetçiliği sentezliyerek geliştirdiği Galiyevciliği , Müslüman ulusal komünizmi olarak da adlandırmaktadır.

Sultan Galiyev ve izleyicilerin bastırılması ile ve müslüman milli komünizminin unutturulması ile , hem Sovyet Komünizmi dünya devrimini gerçekleştirme şansını kaybetmiş , hem de doğunun sömürge halkları Avrupa ve Rus emperyalizmine karşı harekete geçip özgürlüklerini kazanma şanslarını yitirmişlerdir.

SULTAN GALİYEV’İN HAYATI
ve1917 ÖNCESİ RUSYA
Rus İmparatorluğunun son yıllarında , yüzyıllar boyunca Ruslar tarafından kültürel ve etnik asimilasyona maruz kalan Rusya sınırları içindeki azınlıklar Çara karşı ayaklanmaya başladılar.

Türklerin en aydın kesimi olan Kazan ve Kırım Tatarları ile Azeriler bu bağımsızlık hareketlerinin önderi oldular.Türklerin yaşadığı bölgelerde milliyetçilik de , sosyalizm de aynı hızla yayılmaya başladı.

Mir Said Sultan Galiyev 13 Temmuz 1882’de sonradan Başkurdistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti sınırları içinde kalan Kyrmyskaly köyünde bir öğretmen oğlu olarak dünyaya geldi.Köy okulunda ve babasının yardımı ile aldığı ilk eğitimin ardından yüksek eğitim için Kazan’a , o dönemde ilerici ve devrimci genç Türk aydınlarının kalesi olan öğretmen okuluna gitti.Galiyev Rus Klasiklerinden ve Marksist yayınlardan pek çok çeviriler yaptı.Bir öğretmen olarak çalışmaya başladığı yıllarda da toplumdaki eşitsizlikleri ve bundan kaynaklanan toplumsal hareketleri yakından izleme olanağı buldu.1905 devrimine etkin olarak katılmamasına rağmen , bu dönemde pek çok milliyetçi devrimci ve İslamcı sol reformistle tanışma imkanı buldu.Bir süre Azerbaycan’da gazetecilik te yapan Sultan Galiyev , 1915’e kadar çeşitli milli hareketlere katıldı.Fakat Sultan Galiyev’in Bolşevik hareketin müslüman liderlerinden oluşu 1917 yılında ilk Rusya Müslümanları Kongresine çağrılması ile başlar.(Erol Kaynak , 1993 , s.19-21)

1917 DEN SONRA:DEVRİMİN LİDERLERİNDEN
BİRİ OLARAK SULTAN GALİYEV
Bolşevik devrimi sırasında Rusyada’ki Türkler arasında tartışılan iki önemli görüş vardı;Federalcilik ve ünitercilik.Genelde Liberal Milliyetçilerden oluşan federalciler , Türklerin her değişik halkı için toprak özerkliğini savunuyorlardı.Diğer yandan genelde İslam’ı sosyalizmle bağdaştıranlardan oluşan üniterciler kültürel özerkliği içeren , fakat temelde Rusya’nın tüm ezilen halklarının tümden hep birlikte bağımsız olmasını savunuyorlar.Galiyev’in içlerinde yer aldığı Üniterciler Müslüman Sosyalist Komite altında örgütlendiler ve eski rejime karşı Rus Bolşevikleri ile birlikte “Birleşik Cephe” oluşturdular.Bolşeviklerin devrimi gerçekleştirmek için Müslümanların ve tüm azınlıkların desteğine ihtiyaçları vardır.Bunun için Lenin’in “Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı” adlı çalışmasında belirttiği gibi müslüman sosyalistlere de tam bağımsızlık vaad ettiler.

Bu nedenle Sultan Galiyev ve diğer müslüman sosyalistler Bolşeviklere , 5. Kızıl Orduyu hazırlayıp devrim karşıtları ile savaşmak dahil olmak üzere her türlü yardımı yaptılar.Bu arada kendi amaçlarını gerçekleştirmek için Tatar Başkurt ulus devletinin kurulması çalışmalarını yürüttüler.(Erol Kaynak , 1993 s.59-80)

SULTAN GALİYEVCİLİK:MÜSLÜMAN
ULUSAL KOMÜNİZMİ
“Ulusal Komünizm , ulusların bağımsızlığını amaçlamaktadır”(A.Bennigsen Wimbush , 1979 s.20) Ulusal Komünizm aslında sınıf çatışması , endüstri proletaryasının diktatörlüğü ve enternasyonalcilik gibi Marksizmin pek çok kuralını yadsıyordu.Fakat Marksizmin özüne dayanıyordu.Dünyanın ezilen halklarının ezenlere karşı çıkmalarının zamanı gelmişti.Ezilen halklar , Rusya’daki müslüman azınlıklar gibi üçüncü dünyanın sömürülen halkları idi.Galiyev tarafından “Proleter halklar” olarak tanımlanıyorlardı.Bu yüzden sosyalist devrim ilk önce emperyalist uluslara karşı gerçekleştirilmeli idi.

Galiyev sınıf çatışmasını uluslar arası boyutlara çıkardığı için , Sosyalist devrimin sonucu , sınıfsız toplum yerine sınıfsız bir dünya alacaktı.Bu nedenle Sultan Galiyev devrimin dünya çapında olması gerektiğini savundu , aksi halde tek bir sosyalist devlet dünyanın kapitalist sistemine entegre olmak zorunda kalacaktı.Eğer sömürü ve emperyalizm devam edecekse sömürenin sosyalist veya kapitalist olmasının önemi yoktu.(A.Bennigsen-Wimbush , 1979 5.37-68)

Dünya devriminin zorunluluğunu temel aldıktan sonra Sultan Galiyev bunun doğuya bağlı olduğunu belirtmektedir.”Doğu tümüyle uluslararası kapitalizm beslenmesinin ana kaynağıdır.

Dünya çapında bir sosyalist amaçlı savaş olasılığı karşısında , bu faktör fazlası ile bizim yararımıza ve uluslararası emperyalistlerin fazlası ile zararınadır.Doğuyu kaybeden , Hindistan , Afganistan , İran ve diğer tüm Asya Afrika sömürgeleri ile bağlantısı kesilen Batı Avrupa kapitalizmi gücünü kaybedecek ve doğal bir şekilde yok olacaktır” demiştir.

Doğu , Batılı toplumlardan farklı olarak şehirleşme , endüstriyel kapitalizm , proleter sınıf ve sınıf kavgası gibi sosyalist devrim için gerekli şartlara sahip değildir.Aslında , Marksizm , marksist tarih tezine göre yani feodalizmden kapitalizme , kapitalizmden sosyalizme doğru gerçekleşmesi gereken evrimi yaşamayan doğunun gerçek incelemesini yapmamıştır.Bu durumda feodalist ya da kapitalist öncesi diyebileceğimiz doğulu toplumlarda Sovyet tipi kapitalizmin başarılı olamayacağı açıktır.Sultan Galiyev Sovyet sosyalizminin kaçınılmaz bir şekilde Rusya’nın Kapitalizm öncesi toplulukları üzerinde oluşturulacak Rus emperyalizmi ve yeni sömürgeciliğin bir başka çeşidi ile sonuçlanacağını belirtmiştir.Çünlü Sovyetler proleterya diktasını hedeflemektedirler ve Sovyetler Birliğinde proletaryası olan tek halk Ruslardır.Sonuç olarak , Avrupa ve Rus tipi sosyalizmin sömürgeciliğe ve köleliğe son vermeyeceği bellidir.Sosyalizm ilerici olacaksa , Doğunun ezilen ulusları tarafından uygulanmalıdır.(Bennigsen-Wimbush 1979 s.45)

Bu nasıl olacaktır , bu soruya Galiyev , ulusal devrimin sosyal devrimin ve sınıf çatışmasının önüne geçmesini savunarak cevap vermektedir.Ulusal devrimde Doğulu halkların köylüleri ve burjuvazisi Marksizmin öngördüğü şekilde dışlanmayacaktır.Ulusun tüm sınıfları emperyalizme karşı birlikte savaşacaktır.Sultan Galiyev ayrıca İslam ve sosyalizmin birbirini tamamladığını belirterek ulusal birliği güçlendirmek için doğulu halkların İslami karakterini korumayı da öngörmüştür.

“YOLDAŞ DEĞİLİZ ARTIK”:SULTAN GALİYEVİN SON YILLARI
Rus Bolşeviklerinin , sultan Galiyev ve Türk Bolşevikleri ile işbirliği Bolşevizmin mutlak egemeliği elde etmesine ve iç savaşın Bolşeviklerin zaferi ile sonuçlanmasına kadar sürdü.Rus Bolşevikleri azınlıklara kendi kaderlerini tayin hakkı vermeyi vaad ettikleri halde , zaferden sonra söylemlerini değiştirdiler ve azınlıkları Rus hegemonyası altında oluşturulmuş Sovyet Devletine katılmaya zorladılar.

Sultan Galiyev kurmaya çalıştığı Tatar-Başkırt Devletini Sosyalizmi Doğuya yaymak ve azınlıkların ulusal bağımsızlığını gerçekleştirmek için bir temel olarak kullanmak istiyordu.

Türkleri birleştirmek için “Turan Federal Sosyalist Devleti” fikrini geliştirmişti.Bu dönemde Rus Bolşevik liderlere karşı çıkan Sultan Galiyev ayrı bir “Müslüman Komünist Partisi” kurdu ve “Komünist Enternasyonale” karşı “Koloniler Erternasyonali”tezini geliştirdi.Bütün bunların sonucunda Sultan Galiyev için tehlikeli günler başladı.1921’deki Türk Halkları Kongresinden sonra Sultan Galiyev Pan-Türkizm ile suçlanarak ilk defa hapse atıldı.Fakat daha sonra devrime büyük katkılarından dolayı serbest bırakılarak “Doğunun Büyük Devrimcisi” ünvanını aldı.Bu arada politik bir manevra ile Moskava Üniversitesinin Rektörü olması sağlandı.Fakat bir gün ortadan kayboldu.O günden bu güne ona ne olduğu hakkında pek çok spekülasyon yapıldı.Fakat onun gibi bir karşı-devrimcinin Stalin’in tasfiye politikasından kurtulması imkansızdı.Stalin , Sultan Galiyev’in bedeni gibi düşünsel mirasını da yok etmeyi başardı mı?Belki;Sovyetler Birliği Döneminde bütün tarih kitaplarından ve yazılarında ona atıfta bulunan , ondan bahseden ve alıntı yapan tüm yazarların kitaplarından Sultan Galiyev’in adını ve Galiyevciliği tek tek temizliyerek bu amacı gerçekleştirmeye çok yaklaşsa da , Sultan Galiyev’in “Rusya’daki Sosyalist Deney Başarısızlığa Mahkumdur” sözü 1990 yılında gerçekleşti.(Bennigsen-Wimbush) Sovyetler Birliğinin yıkılmasından sonra gündeme gelen ya da ortaya çıkan Sultan Galiyev adı ve Galiyevcilik düşüncesi , hem Sovyet Sosyalizminin Dünya Sosyalizmine yönelebilecek başarısına yardımcı olabilir , hem de üçüncü dünyanın sömürülen halklarının kapitalistler ve kendilerine sosyalist diyenler tarafından iki taraflı sömürülerine bir alternatif olabilirdi.Bu yüzden herkes için büyük bir kayıptı.

Etiketler:
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

Yandex.Metrica